Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Psikoloji sorusu

Bu çocuklara bulaşmayın...

Küçük bir kız öğretmeni ile balinalar hakkında konuşuyordu. Öğretmen bir balinanın insanı yutmasının fiziksel olarak imkansız olduğunu söyledi, çünkü balinaların boğazı çok küçüktü. Küçük kız Jonah'ı (Yunus peygamber) bir balinanın yuttuğunu söyledi, Sinirlenen öğretmen balinanın insanı yutamayacağını tekrarladı, bu imkansızdı. Küçük kız niye dedi, "Cennete gittiğim zaman Jonah'a soracağım" Öğretmen "Ya Jonah cehenneme gittiyse?" diye yanıtladı. Küçük kız " O zaman sen sorarsın" ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Bir anaokulu öğretmeni sınıftaki çocuklar resim yaparken, onları seyrediyordu. Her çocuğun çalışmasına bakmak için sınıfta dolanıyordu. Gayretli bir şekilde çalışan küçük bir kızın yanında gittiğinde, ona ne çizdiğini sordu. Kız yanıtla dı, "Tanrıyı çiziyorum" Öğretmen duraksadı ve sordu, "Ama hiç kimse Tanrının neye benzediğini bilmiyor...

Lost dizisi ile ilgili...

GO-Blog 'da Lost dizisi hakkında çeşitli yazılar var. Bunlardan Internet'de en popüler olanı ise " Muallakta kalan 16 esrar ".

Sihirli Rakam: 10 - Audi Motor v10

Audi, ateşli modeli R8'i 5.2 litre ve 518 HP'lik bir V10 ile taçlandırdı. Peki R8 artık gerçek bir süper otomobil oldu mu? V10. Tüm otomobillerin sahip olmak istediği bir güç ünitesi. Söylerken bile kulağa oldukça hoş geliyor ancak bu mertebeye ulaşan R8 hakkında hâlâ şüpheli düşünceler var. Bu sınıf atlama, V8 motorlu orijinal R8 için yapılan övgüler ve Le Mans birinciliklerine ait ödüllere rağmen hâlâ ikna olmadıysanız Audi'nin yakında açmayı planladığı junior-süper otomobil kategorisinden biletlerinizi şimdiden ayırtın. Beni sorarsanız, ikna edilmeye ihtiyacım yok ancak bu şüpheli düşüncelerin nereden kaynaklandığını sanırım biliyorum. Bazı insanlar R8'in yeteri kadar karizmaya ve süper otomobil duruşuna sahip olmadığını, Audi'nin böyle bir otomobil üretemeyeceğini ve 24 saatlik yarış birinciliklerine rağmen bu başarının Porsche tarafından gölgelendiğini düşünüyor. Ancak bir R8'in direksiyonuna geçtiğiniz zaman sadece birkaç dakika içinde onun aslında çok iyi...

Ben domuz eti yemedim diyebilir misiniz ?

HEPSİ GERÇEK! Bu yazıyı okuduktan sonra da bilmediğiniz yerden et alıp ve bilmediğiniz yerden yemek yiyebilecek misiniz? Gaziosmanpaşa Hacımaslı köyü domuz çiftliği’nin suları ve katı atıkları 300 metre mesafedeki Sazlıdere Barajı’na akıyor. Baraj on milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor. Çiftlikte 5 bin domuz var. Türkiye'deki domuz çiftliklerinde yıllık 3 milyon kg. civarında et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kırmızı et üretiminin yarısı. Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarına ve marketlere 'kıyma' seklinde satılıyor. Domuz etini Salam, sosis olarak da piyasaya sürmek en sık kullanılan yöntem. Peki neden domuz? 'Dinen yasak olmasına, Türk yemek kültürüne aykırı bulunmasına rağmen neden domuz cazip bir konu?' Çünkü domuz yetiştiriciliği kârlı bir iş. Domuz üretken bir hayvan. Cinslerine ve yaşına göre yılda bir, iki, bazen de üç kez ve her batında 15-20'ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor. Bir domuz yılda iki kez doğum yapsa, her batından 10 ...

Çocuklarımız neden başarısız oluyor?

Bir gün ormandaki hayvanlar bir araya gelip okul açmaya karar verirler. Bir tavşan, bir kuş, bir sincap, bir balık ve yılan balığı yönetim kurulunu oluşturur. Tavşan, müfredatta koşmanın bulunmasını istemektedir. Kuş, uçmanın dahil olmasını, balık yüzmenin dahil olmasını ve sincap, ağaca tırmanmanın mutlaka zorunlu dersler arasında olması gerektiğini söylemektedir. Bütün bunları bir araya getirip, bir müfredat programı yaptılar ve bütün hayvanların bu dersleri görmesini istediler. Tavşan koşu dersinden A alıyor olmasına rağmen, ağaca tırmanmak onun için çok ciddi bir meseleydi. Sürekli kafa üstü düşüyordu. Bir süre sonra beyni hasar gördü ve eskisi gibi koşamadı. Artık koşuda A almak yerine, C alıyordu. Ve tabii, ağaç tırmanmada ise her zaman zayıf alıyordu. Kuş, uçmada çok başarılıydı, ama sıra toprak kazmaya geldiği zaman, o kadar başarılı değildi. Sürekli gagasını ve kanatlarını kırıyordu. Bir süre sonra toprak kazma notu hala F olmasına rağmen, uçma notu C' ye düşmüştü. O da...

Neden içki içilirken ŞEREFİNE denir ?

Her ülkenin kendine has deyişleri vardır bu konu ile ilgili. Kimi Sağlığına der, kimi Mutluluğuna.. . Ruslar "nazdrovya" der, Rumlar "stinigia"... Bizde ise konu daha hoş ve de farklıdır... Biz "şerefe" ya da daha da özelleştirip "şerefine" deriz... Eee bize de bu yakışırdı degil mi!!!.. Bu " şerefe" sözünün nereden geldiğini hiç merak ettiniz mi ya da niye "şerefe" dendiğini? Cevabı evet olanlar için, kısaca şöyle anlatabiliriz. ... Zamanın zaman olduğu dönemlerde, içki içmek bir adap, usül işiymiş. İçki masasına oturan ağır abiler içmeye başlamadan önce kendi aralarında şu anlaşmayı yaparlarmış ; " Arkadaşlar bu meret şişede durduğu gibi durmaz, her ne kadar yakın ahbap olsak da, bir süre sonra çenemizin bağı çözülü r ve olmadık şeyler söyleyip sonradan pişman olacağımız şeyleri anlatabiliriz. Bu masada konuşulan ve anlatılanlar sadece ve sadece bu masada kalacak, söz mü? Söz!.. Şerefine mi? Şerefine!!.. " O günler...